Derdi kendisiyle olan KAFKA nın ismini alıp bu kadar sağlam yazabiliyorsan seni ayakta alkışlamak gerekir. Eminim ki yazdıklarını çoğu kişi okumuyor bile ama sen yazmaya devam et.Çünkü yazdıklarını okuyan hatta düşünen benim gibi dostların olacaktır.Seni tanıdığıma sevindim.
umarım adına saygısızlık yapmıyorumdur franz kafka'nın onu gerçekten anlayanlardan özür diliyorum. yazdıklarımın onunla bir ilgisi yoktur. sadece ismini haddim olmayarak kullanıyorum. tekrar özür dilerim.
"odandan cikman gerekmez,masanda oturmaya devam et ve dinle..
dinleme bile,sadece bekle..bekleme bile
gercekten sakin ve yalniz ol
dunya ozgurce sunacaktir kendini sana..
maskesinden siyrilmak icin baska secenegi yok
husu icinde yuvarlanacaktir ayaklarinin dibine..."
en az gizlendikleri zaman yüzlerinde maskeleri olduğu zamandır.
yazdığım bütün cümlelerin üstünü karaladım. okunmaması için mi? yoksa her zaman ki gibi kendi yaptığımın kendim tarafından beğenilmemesi mi? bilmiyorum. ama bu kahredici olayı güneş doğana kadar tekrarladım. Sağımda ise zaman bütün ihtişamıyla ilerliyordu.
Sonra uyuma umuduyla yastığımı düzeltip yorganı büyük bir hızla üstüme çektim. Bu yorgunluk bile kalbimin ağrısını dindirmedi. tekrar yataktan kalktım ve odanın ortasına büyük bir ateş yakmak için kibriti aramaya koyuldum.
Belkide biri gelmişdir düşüncesi içimi kemirmeye başladı. kapının önündeydi ve ben kapıyı açmayı unutmuşdum. odamın kapısını yavaş hareketlerle açıp dışarı kokladım. Yosun kokusu vardı. Dalga sesleri çok uzakdan da olsa kulaklarımı okşuyordu.